• Gerekli uygulamanın yapılması
• Sonuçların değerlendirilmesi
• Düzenli kontroller ve gerekli koruyucu önlemlerin alınması
Fare Mücadelesinin Önemi
Halk sağlığını ciddi bir şekilde tehdit eden kemirgenler, çevre koşullarına son derece kolay uyum sağlayabilen zararlı hayvanlardır. Fareler ve sıçanlar;
• Atıkları, idrar, kıllar ve taşıdıkları yaklaşık 200 hastalık etkeni ile insan ve hayvanlara direkt olarak hastalık naklederler.
• Gıda maddelerine verdikleri zarar oldukça büyük boyutlardadır, her yıl 33 Milyon ton gıdayı tahrip ederler.
• Ahşap materyalleri, elektrik kablolarını kemirirler, ambalajlarını tahrip ederler. * Çiftlik hayatına zarar verirler, süt ve yumurta üretiminde azalmaya, ağırlık kaybına dolayısı ile verim düşüklüğüne neden olurlar.
Fare ve Sıçanların Tür Özellikleri
Başarılı bir mücadele için öncelikle mücadele edilecek türleri iyi tanımak gerekir;
1-Norveç Faresi (Rattus Norvegicus) : Kentsel ve kırsal alanlarda yaygın olup oyuklar, çöplükler, kanalizasyon, iç ve dış alanlarda yaşarlar. 150-600 gr. ağırlığında, kahve-gri renkte, kısa kuyruklu, küçük kulaklı ve kaba burunludurlar.
2-Çatı Faresi ( Rattus rattus ) : Gemi faresi de denir. Yer üstü, yer altı ve ağaçlarda sivri burunlu, uzun kuyruklu ve geniş kulaklıdırlar.
3- Ev Faresi ( Mus musculus ) : Evlerde, yiyecek depolarında, kiler ve ambarlarda yaşadıkları için mücadele daha zor olmaktadır. 10-20 gr. ağırlığında, kahve-gri renkli ve silindirik burunludurlar.
Mücadelede Dikkat Edilecek Noktalar
• Farelerin en çok yiyecek maddesinin bol olduğu ambar, değirmen, kümes gibi yerlerde bulundukları, iç alanlarda tavan ve pervaz araları, her türlü duvar delikleri, oluklar, dış alanlarda ise çöplük kenarları, toprak yığınları, su kanallarında barındıkları dikkate alınmalıdır.
• Kurulacak yem istasyonları hedef dışı yaban ve evcil canlıların ulaşamayacağı; fare ve sıçanların hareket ve saklanma yerlerine yakın şekilde söz konusu canlıların hızlı bir şekilde hareket edecekleri ve kısa sürede saklanma ihtiyacı duyacakları göz önüne alınarak gürültüsüz ve sakin yerlere yerleştirilmelidir.
• Yemler çevre şartlarından etkilenmeyecek şekilde kap ve kutulara konulmalı, kesinlikle insan eli ve nefesine maruz bırakılmamalıdır. Plastikten su drenaj boruları karşılıklı iki yüzünde delik açılan tahta ve karton kutular güvenli değildir. Bu amaç için özel imal edilmiş kapaklı ve kilitli fare ve sıçan yem istasyonları tercih edilmelidir.
• İstasyon kap ve kutular üzerine 'Dikkat Fare Zehiridir!' uyarıcı yazısı yazılmalıdır.
• Kullanılacak fare zehrinin fomülasyon mücadele ortamının ve farelerin beslenme özelliklerine uygun olarak seçilmelidir. Örneğin kanalizasyon, rutubetli ve ıslak ortamlarda tercih edilecek fomülasyon tipi mum bloklardır.
• Yem istasyonları belli aralıklarla yerleştirilmeli, 7-10 günde bir kontrol edilerek, azalan yemler takviye edilmeli, hiç dokunulmamış istasyonların yerleri değiştirilmeli veya azalan yemlere ilave edilmelidir. |