Türkiye'nin ve özellikle büyük kentlerin ilaçlama firmalarıyla tanışması çok eski yıllara dayanmamaktadır. Ancak geçen son on yıl içerisinde Türkiye'de değişen her şey gibi ilaçlama sektörü de kendi kimliğini ve yapılanmasını tamamlayarak, ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu hissettirdi. P GROUP olarak ilaçlama sektöründe modern yöntemler kullanarak, insan sağlına ve çevreye zarar vermeden, siteler, bloklar, alışveriş merkezleri, yazlıklar, fabrikalar, restaurantlar, hastaneler ve iş merkezlerinde uzman bir kadroyla gerçekleştirdiğimiz sürekli çalışmalar ve bunun sonunda elde ettiğimiz kalıcı ve kesin çözümlerimizle hizmetinizdeyiz
 
 
  P GROUP İLAÇLAMA ve HAŞERE KONTROL SERVİS HİZMETLERİ

1. Haşere Kontrol
İlaçlama hizmeti haşerelerin gezdikleri barındıkları üredikleri çatlak ve yarıklara uygulanacaktır.
 
Gerekli görülen yerler ve diğer bölgelerde tedavi uygulaması yapılır.hizmet kapsamı dışında kalan olası bir problem durumumda firmamız sizlere öneri ve tavsiyelerde bulunacaktır.
Kullanılacak insektisitler (WHO)'nun uygun gördüğü suda çözülebilen normal kullanımda ani (AKUT)tehlike oluşturmayan özelliktedir.
Kesin ve etkili çözüme ulaşmak için belirli zaman dilimlerinde ikinci ve müteakip ilaçlamaların yapılması sağlıklı olacaktır.


2. Uygulama Programı
2.1.1.Pulvarizasyon sistemi: İlacın inceltilerek hacme püskürtülmesidir.Bütün kapalı
mekanlarda uygulanır.

2.1.2.Elektrikli ULV sistemi: İnceltilen ilacın ULV cihazıyla ortamın her alanına gitmesini sağlamaktır.

2.1.3.Toz ilaçlama: Toz kullanılan bir sistemdir.Özellikle elektrik merkezlerinde ve elektronik cihazlarla donatılmış mekanlarda uygulanır.

2.2.Çevre İlaçlamaları

2.2.1.Pulvarizasyon ve film sistemi : İlacın inceltilerek püskürtülmesidir.Dere ve su birikintilerinde uygulanır.

HAŞERELERDEN KURTULMAK ZOR DEĞİL
İnsan sağlığına zarar veren (kalorifer böceği,pire,tahtakurusu,sinek,fare vb)zarar verici mikroplar taşıdığını ve bunların çeşitli hastalıklara neden olduğunu bilmekteyiz.

Üzerinde titizlikle durulması gereken haşere ve kemirgen mücadelesi hizmetlerinde firmamız dünya sağlık örgütü (WHO) nun değerlendirilmeleri neticesinde uygun gördüğü deltamethrin grubu insektisitler (ilaçlar) kullanılmaktadır.

İnsan sağlığına önem veren gelişmiş ülkelerde son derece önem kazanmış olmasına rağmen ülkemizde yeni yaygınlaşan haşere mücadelesini en iyi ve sağlıklı bir şekilde uygulamak düşüncesiyle kurulan ve bu sektörde uzun bir süredir hizmet veren servisimiz teknolojik yöntem ve programlar bünyesinde eğitilmiş teknik elemanları tarafından ilaçlama, dezenfeksiyon ve kemirgenlerle mücadele hizmetleri bu kolaylığı hizmetinize sunmaktır.

Niçin Farelerle Mücadele Etmeliyiz?
• Fareler inanılmaz derecede oburlardır. Vücut ağırlıklarını 3/2 si kadar yiyecek tüketirler. Yapılan araştırmalar tüm dünya mutfakları ve depolarındaki yiyecek ürünlerinin %20'ni farelerin yediğini ortaya koymaktadır.
• Kabloları kemirmeyi çok seven fareler santrallerde ,elektronik sistemlerde Onarımı zor ve masraflı arızalara elektrik tesisatlarında kısa devre sonucu yangınlara neden olmaktadır.
• Bisturi kadar keskin dişlere sahip olan fareler nefeslerindeki antiseptik özelliklerini kullanarak üfleyerek insanlardaki dokuları uyuştururlar. Böylece uyuşan organı kemirirler. Kemirilen organların burun ve kulak memesi gibi kıkırdak dokulardan oluşması dikkat çekicidir.
• Çok şüphecidirler bilmedikleri veya insan kokusu sinmiş bir yemi kolaylıkla yemezler en yaşlı fareyi seçip ona yedirirler ve 24 saat beklerler bir şey olmaz ise diğerleri yeme ilgi gösterirler.Hatta zaman zaman yapılan deneylerde sık olmasa da bu denemeyi iki kere tekrarladıkları görülmüştür.

 
  Fare Mücadelesinde Uygulanacak Metod
• Mevcut popülasyonun belirlenmesi

• Uygulanacak yöntemin seçilmesi

• Yem kaynaklarının saptanması

• Gerekli uygulamanın yapılması

• Sonuçların değerlendirilmesi

• Düzenli kontroller ve gerekli koruyucu önlemlerin alınması

Fare Mücadelesinin Önemi

Halk sağlığını ciddi bir şekilde tehdit eden kemirgenler, çevre koşullarına son derece kolay uyum sağlayabilen zararlı hayvanlardır. Fareler ve sıçanlar;

• Atıkları, idrar, kıllar ve taşıdıkları yaklaşık 200 hastalık etkeni ile insan ve hayvanlara direkt olarak hastalık naklederler.

• Gıda maddelerine verdikleri zarar oldukça büyük boyutlardadır, her yıl 33 Milyon ton gıdayı tahrip ederler.

• Ahşap materyalleri, elektrik kablolarını kemirirler, ambalajlarını tahrip ederler. * Çiftlik hayatına zarar verirler, süt ve yumurta üretiminde azalmaya, ağırlık kaybına dolayısı ile verim düşüklüğüne neden olurlar.

Fare ve Sıçanların Tür Özellikleri

Başarılı bir mücadele için öncelikle mücadele edilecek türleri iyi tanımak gerekir;

1-Norveç Faresi (Rattus Norvegicus) : Kentsel ve kırsal alanlarda yaygın olup oyuklar, çöplükler, kanalizasyon, iç ve dış alanlarda yaşarlar. 150-600 gr. ağırlığında, kahve-gri renkte, kısa kuyruklu, küçük kulaklı ve kaba burunludurlar.

2-Çatı Faresi ( Rattus rattus ) : Gemi faresi de denir. Yer üstü, yer altı ve ağaçlarda sivri burunlu, uzun kuyruklu ve geniş kulaklıdırlar.
3- Ev Faresi ( Mus musculus ) : Evlerde, yiyecek depolarında, kiler ve ambarlarda yaşadıkları için mücadele daha zor olmaktadır. 10-20 gr. ağırlığında, kahve-gri renkli ve silindirik burunludurlar.

Mücadelede Dikkat Edilecek Noktalar

• Farelerin en çok yiyecek maddesinin bol olduğu ambar, değirmen, kümes gibi yerlerde bulundukları, iç alanlarda tavan ve pervaz araları, her türlü duvar delikleri, oluklar, dış alanlarda ise çöplük kenarları, toprak yığınları, su kanallarında barındıkları dikkate alınmalıdır.

• Kurulacak yem istasyonları hedef dışı yaban ve evcil canlıların ulaşamayacağı; fare ve sıçanların hareket ve saklanma yerlerine yakın şekilde söz konusu canlıların hızlı bir şekilde hareket edecekleri ve kısa sürede saklanma ihtiyacı duyacakları göz önüne alınarak gürültüsüz ve sakin yerlere yerleştirilmelidir.

• Yemler çevre şartlarından etkilenmeyecek şekilde kap ve kutulara konulmalı, kesinlikle insan eli ve nefesine maruz bırakılmamalıdır. Plastikten su drenaj boruları karşılıklı iki yüzünde delik açılan tahta ve karton kutular güvenli değildir. Bu amaç için özel imal edilmiş kapaklı ve kilitli fare ve sıçan yem istasyonları tercih edilmelidir.

• İstasyon kap ve kutular üzerine 'Dikkat Fare Zehiridir!' uyarıcı yazısı yazılmalıdır.

• Kullanılacak fare zehrinin fomülasyon mücadele ortamının ve farelerin beslenme özelliklerine uygun olarak seçilmelidir. Örneğin kanalizasyon, rutubetli ve ıslak ortamlarda tercih edilecek fomülasyon tipi mum bloklardır.

• Yem istasyonları belli aralıklarla yerleştirilmeli, 7-10 günde bir kontrol edilerek, azalan yemler takviye edilmeli, hiç dokunulmamış istasyonların yerleri değiştirilmeli veya azalan yemlere ilave edilmelidir.

 
 
Copyright © pgroup.com.tr designed by kadılar interactive